Sendikalar ve basın örgütleri, son günlerde dijital ortamda bazı medya kuruluşlarının ve gazetecilerin bireysel hesaplarına yapılan saldırıları Başbakanlık önünde protesto etti. “İfade Suç Değildir” ve “Basın Özgürlüğü, Hayatın Özgürlüğü” yazılı..
Sendikalar ve basın örgütleri, son günlerde dijital ortamda bazı medya kuruluşlarının ve gazetecilerin bireysel hesaplarına yapılan saldırıları Başbakanlık önünde protesto etti.
“İfade Suç Değildir” ve “Basın Özgürlüğü, Hayatın Özgürlüğü” yazılı pankartlar açılan eylemde “Özgür Basın Susturulamaz” sloganı atıldı.
Eyleme sendika, basın örgütü yetkilileri ve basın mensuplarının yanı sıra bazı muhalefet milletvekilleri de katıldı.
-Bıçaklı: “Ne gerekirse onu yapacağız”
Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı konuşmasında, dünyada hiçbir ülkede hükümetlerin halka rağmen istedikleri yasaları geçiremediğini belirtti.
Hayat pahalılığı ödeneğiyle ilgili süreçte verilen mücadelenin ortada olduğunu kaydeden Bıçaklı, hayat pahalılığı ödeneğini düzenleyen yasa tasarısı Meclis’te görüşüldüğü sürece greve gidip, eylem yapacaklarını söylediklerini hatırlattı.
İlk günden beri aynı noktada olduklarının altını çizen Bıçaklı, yasa tasarısının Meclis Komitesine geri çekilmesini talebini yineledi. Meclis Genel Kurulu’na bir hafta ara verildiğini hatırlatan Bıçaklı, yasa tasarısının Komiteye geri çekileceği yönünde bilgi aldıklarını söyledi.
Yasa tasarısının, Komiteye geri çekilmesi için Genel Kurul’un açılması gerektiğini kaydeden Bıçaklı, “Tasarı Komiteye geldiğinde görüşmek isterlerse bizim heyetimiz gider görüşür, uzlaşır ya da uzlaşmaz” dedi.
Süreci takip ettiklerini dile getiren Bıçaklı, “Ne gerekirse onu yapacağız gerek üyelerimiz gerekse halkımız rahat olsun. Onlara bir kez daha teşekkür ederiz. Verdikleri mücadele basit bir şey değildir. Geldiğimiz nokta da küçümsenecek bir nokta değil. Bu üyelerin ve halkın zaferidir” diye konuştu.
-Kişmir: “Gazeteciler hiçbir gücün karşısında eğilmez”
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Başkanı Ali Kişmir ise konuşmasına, kamera önünde olan gazetecilerin toplum tarafından bilindiğine, takip edildiğine ancak bu işin bir de mutfağında olan basın emekçileri olduğuna dikkat çekerek, başladı.
“Günde 10, 12 saat belki de daha fazla çalışıp, halkımızın haber alma hakkını, bu kamusal görevi yerine getiren çok değerli arkadaşlarımız var” diyen Kişmir, basın mensuplarının verdikleri emeğin ne kadar önemli olduğunun son yapılan eylemlerde görüldüğünü ifade ederek, kamera arkasındaki basın emekçilerini, kamera önüne almak istediklerini dile getirdi.
Bu sırada kameraman, muhabir ve foto muhabirler kamera önüne geçti, sendika yetkilileri ise kamera arkasında basın mensuplarının görevini üstlendi.
Konuşmasına devam eden Kişmir, sendika yöneticilerine, basın özgürlüğünün, toplumsal ifade özgürlüğünün yanında oldukları için teşekkür etti.
Bu meselenin sadece gazetecilerin meselesi olmadığını kaydeden Kişmir, “Bu mesele toplumsal ifade özgürlüğümüzün ortadan kaldırılmak istenmesi meselesidir” dedi.
Yanlışların, yolsuzlukların, usulsüzlüklerin haber yapılmasının ve bu haberlerin yayılmasının istenmediğini savunan Kişmir, “Korkuyorlar. En korktukları şey biz gazetecilerin bu haberleri yapması, halkımızın da bu haberlere ulaşmasıdır” diye konuştu.
“Gazeteci yazar, gazeteci konuşur, gazeteci düşünür, gazeteci ifade eder” diyen Kişmir, bunun önüne kimsenin geçemeyeceğini söyledi. Kişmir, “Bizler sadece anne babamızın elini öpmek için eğiliriz, hiçbir gücün karşısında gazeteciler, basın emekçileri eğilmez” ifadesini kullandı.
Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Bilişim Suçları (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile gazetecilerin ve halkın ifade özgürlüğünün kısıtlanmak istendiğini savunan Kişmir, dünyanın gelişmiş ülkelerinde “zem ve kadih” suç olmamasına rağmen ülkedeki yasalara göre bunun suç olduğuna dikkat çekti. Kişmir, hapis ve para cezalarıyla daha ileri adımlar atılmak istendiğini ileri sürdü.
Son günlerde dijital ortamda yapılan saldırılardan korkmadıklarını söyleyen Kişmir, doğru olan haber neyse gazetecilik etiği çerçevesinde halkın haber alma özgürlüğü için görevlerini yapmaya devam edeceklerini belirtti. Kişmir, “Biz korkmuyoruz çünkü biz gerçekleri ve doğruları yazıyoruz” dedi.
Ulusal Birlik Partisi’nin “basın özgürlüğünü savunduğu” yönündeki açıklamasını da eleştiren Kişmir, hükümete güvenmediklerini söyledi, gazetecilere yapılan müdahalelerin önüne geçilmesini istedi.
-Keser: “Bu yaşananların hesabı günü geldiğinde sandıkta vermeyeceğimiz oylarla sorulacak”
Büyük ikramiye Girne’de
İçeriği Görüntüle
Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB) Başkanı Efdal Keser de, toplumun ifade özgürlüğünün tehdit altında olduğunu savunarak, dijital ortamda medya kuruluşlarına ve basın mensuplarına yönelik saldırıların tek amacının “sindirmek” olduğunu kaydetti. Keser, buna karşı mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.
Ceza (Değişiklik) Yasa Tasarısı ve Bilişim Suçları (Değişiklik) Yasa Tasarısının Meclis Alt Komitesinde olduğuna işaret eden Keser, sadece medyanın değil toplumun genelinin cezalandırılmak istendiğini ileri sürdü. Keser, özgür basına önem veriliyorsa neden bu tasarıların komite gündemine getirildiğini sordu.
Dijital ortamdaki söz konusu saldırıların tanınmış Avrupa ülkelerinden birinde olsa bir-iki gün içerisinde çözümlenmiş olacağını dile getiren Keser, “Biraz daha sabırlı olun. Eminim ki bu sorun mutlaka çözümlenecektir ama direnmeye de devam edeceğiz. Bu yaşananların hesabı günü geldiğinde sandıkta vermeyeceğimiz oylarla sorulacak” dedi.
Dün Yenidüzen Gazetesi hakkındaki davanın sonuçlandığına işaret eden Keser, Başbakan Ünal Üstel’e, mahkemenin gerekçeli kararını okuma çağrısı yaptı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.