Ertuğruloğlu: “Hristodulidis’in ‘çözüm planı’ açıklaması algı operasyonu”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum Lider Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yılsonundan önce yeni bir girişim başlatacağı ve çözüm planı ortaya koyacağı yönündeki açıklamalarını “algı operasyonu”..

Ertuğruloğlu: “Hristodulidis’in ‘çözüm planı’ açıklaması algı operasyonu”
Yayınlanma: Güncelleme: 3 views

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Rum Lider Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yılsonundan önce yeni bir girişim başlatacağı ve çözüm planı ortaya koyacağı yönündeki açıklamalarını “algı operasyonu” olarak nitelendirdi.

Ertuğruloğlu, Rum tarafının “çözüm” olarak adlandırdığı yaklaşımın adayı “Türk işgalinden kurtarma” iddiasına dayandığını söyleyerek, “Çözüm sözcüğü aldatıcı olmamalı” dedi; Kıbrıs Türk tarafının egemen eşit iki devlet ve eşit uluslararası statü politikasından geri adım atmasının beklenmemesi gerektiğini belirtti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in görev süresi sona ererken Crans Montana benzeri yeni bir başarısızlık yaşamak istemeyeceğini söyleyen Ertuğruloğlu, BM Güvenlik Konseyi yeni bir karar ortaya koymadıkça, yeni BM temsilcileriyle görüşmenin sonucu değiştirmeyeceğini belirtti.

Son liderler görüşmesinde, dini tören ve ayinlere ilişkin uzlaşı başlığı olduğunu anımsatan Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın böyle bir kararı bu konuda yetkili bakanlık olan Dışişleri Bakanlığıyla istişare içinde alması gerektiğini söyledi; Erhürman’ın Kazakistan ziyareti sonrasında kendileriyle görüşmesini beklediklerini ifade etti.

– “Yeni bir girişim olacak, sene sonundan önce çözüm planı hazırlanacak” şeklindeki senaryo doğru değil”

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, son gelişmelere ilişkin Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) yaptığı değerlendirmede, Hristodulidis’in “Guterres’in Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinden sonra Türkiye’nin yeni müzakere sürecine yeşil ışık yaktığı” yönündeki açıklamalarının sorgulanması gerektiğini kaydetti.

Ertuğruloğlu, Hristodulidis’in Güney Kıbrıs’ta 24 Mayıs’ta yapılacak seçimlere ve KKTC’de federasyon beklentisiyle siyaset yapan kesimlere yönelik çok boyutlu algı yaratmaya çalıştığını ifade ederek, “yeni bir girişim olacak, sene sonundan önce çözüm planı hazırlanacak” şeklindeki senaryonun doğru olmadığını belirtti.

Ertuğruloğlu, Hristodulidis’in söylediklerini doğru kabul ederek “dolduruşa gelinmesinin” ve Cumhurbaşkanlığında Temmuz ayında bir hareketlenme beklentisine girilmesinin kendileri için “üzücü” olduğunu söyledi.

– “Çözüm’den ne kastedildiği iki taraf için de başka”

“Çözüm” sözcüğünün aldatıcı olmaması gerektiğini söyleyen Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının çözüm beklentisi içinde olduğunu ancak hangi sorunun çözümünün kastedildiğinin netleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Ertuğruloğlu, “Bu netlik unutulduğu sürece; popülist ve romantik söylemlerle tabii ki herkes çözüm ister.” dedi.

“Açıkça ifade ettikleri gibi, Hristodulidis ve Rum siyaseti için bu ‘kendi ülkelerinin’ Türk işgalinden kurtarılmasıdır.” diyen Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının ise sorunu bir “statü sorunu”, eşit kurucu ortağı olduğu devletten dışlanma ve ancak bu devletin bir toplumu olarak tanınma olarak gördüğünü kaydetti.

Ertuğruloğlu, “Çözümü aranılan sorun taraflar için başka olduğu için hiçbir zaman çözümde bir noktaya gelemedik. Gelemeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

– “Kıbrıs Türk halkı gerçekleşmeyecek beklentilere sokulmamalı”

Ertuğruloğlu, BM Genel Sekreteri Guterres’in 2017’de Crans Montana’da yaşanan başarısızlıktan duyduğu üzüntüyü hatırlatarak, görev süresi sona ererken yeni bir başarısızlık yaşamak istemeyeceğini söyledi. Ertuğruloğlu, bu nedenle “Hristodulidis’in yaratmaya çalıştığı algı operasyonlarına” kanılmaması ve Kıbrıs Türk halkının gerçekleşmeyecek beklentilere sokulmaması gerektiğini kaydetti.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in gelecek aylarda adaya yeniden gelmesiyle de neyin değişeceğinin sorgulanması gerektiğini söyleyen Ertuğruloğlu, ne BM Genel Sekreteri’nin ne de atayacağı kişisel temsilcinin mevcut eşitsizliği tek başına düzeltebileceğini belirtti.

Ertuğruloğlu, bunun ülkelerin ve özellikle BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinin alacağı kararlarla ilgili olduğunu kaydetti. Ertuğruloğlu, “Onlar 186 sayılı kararla yaptıkları hatayı dengeleyen yeni bir karar ortaya koymadıkları sürece biz 10 tane daha Holguin’le, 100 tane Genel Sekreter’le konuşabiliriz. Bir şey değişmez.” dedi.

– “Çözüm yanlısı olduğunu ispatlaması gereken taraf Rum kesimidir”

Bakan Ertuğruloğlu, Erhürman ve Hristodulidis’in son görüşmesinde uzlaşı sağladığı açıklanan “ada genelinde dini hizmetlerin gerçekleştirilmesine yönelik ilk etapta altı aylık bir plan hazırlanması” konusuna ilişkin de eleştiride bulundu.

Ertuğruloğlu, dini törenler ve ayinlerle ilgili bir mutabakatın, bu konuda yetkili bakanlık olan Dışişleri Bakanlığı ile istişare edilmeden şekillenmesini ve bu doğrultuda Bakanlıktan bir eylem beklentisine girilmesini doğru bulmadıklarını söyledi.

KKTC sınırları içinde her yıl yaklaşık 80 farklı kilisede 100’ün üzerinde ayine izin verildiğini, buna karşılık Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’ta Hala Sultan Tekkesi’ne yılda üç ziyaret hakkı bulunduğunu ve son bayramda bu ziyaretin de gerçekleşemediğini ifade eden Ertuğruloğlu, “Bu mütekabiliyet zemininde gerçekleşecek bir olay değildir.” dedi.

Ertuğruloğlu, konunun Hristodulidis’in talebiyle gündeme geldiği görüşünü de dile getirerek, “Benim yorumum maalesef budur. Bizim Cumhurbaşkanı da iyi niyetli ve çözümcü olduğunu gösterme adına, sanki böyle bir şeyi ispatlama gibi bir görevimiz varmış gibi davranıyor. Kim kime çözümcü olduğunu ispatlayacak, bunu bile netleştiremeyen bir durumdayız. Çözümcü olduğunu Rum tarafının bize ispatlaması gerekir. Bizim Rum tarafına değil. Çünkü çözümsüzlüğü yaratan Rum tarafıdır.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı ile bu konuda görüş ayrılığı yaşayabileceklerini belirten Ertuğruloğlu, Dışişleri Bakanlığının görüşünü Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı’na aktardığını, Cumhurbaşkanı’nın Kazakistan dönüşü kendileriyle görüşmesini beklediklerini kaydetti.

– “Parlamenter sistemde yetki hükümettedir”

Bakan Ertuğruloğlu, KKTC’de parlamenter sistemin yürürlükte olduğunu hatırlatarak, bu sistemde yürütme yetkisinin hükümette olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı’nın ülke konularıyla ilgilenmesinin doğal olduğunu ve beklendiğini belirten Ertuğruloğlu, ancak hükümetle istişare edilmeden başkanlık sistemiyle yürütülen Güney Kıbrıs lideriyle mutabakat sağlanmasının doğru olmadığını ifade etti.

– “Çözüm mevcut durumdur: İki komşu egemen eşit devlet”

Ertuğruloğlu, “dünyanın kendisini şımarttığı sürece” Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” politikasından vazgeçmeyeceğini, Kıbrıs Türk tarafının da egemen eşit iki devlet politikasından geri adım atmayacağını söyledi.

Ertuğruloğlu, “Bu sadece Kıbrıs Türk tarafının politikası değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin de sonuna kadar desteklediği bir politikadır.” dedi.

Bu iki pozisyon ışığında Kıbrıs konusunda uzlaşı diye bir olasılık olmadığını, bir “çözüm” beklentisinin de gerçekçi olmadığını dile getiren Ertuğruloğlu, “Çözüm mevcut durumdur. İki komşu egemen eşit devlet.” ifadelerini kullandı.

– “Azerbaycan, Güney Kıbrıs’ı tanımadığını ve tanımayacağını söyledi”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi Gayriresmi Zirvesi’nde bulunması ve TDT ile ilişkiler çerçevesinde de değerlendirme yapan Ertuğruloğlu, Türk devletleriyle ilişkilerin zaman içinde daha da gelişeceğine inandığını söyledi.

Ertuğruloğlu, KKTC’ye en yakın ülkelerden birinin Azerbaycan olduğunu belirtti. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Güney Kıbrıs’ı tanımadıklarını ve tanımayacaklarını açık şekilde ifade ettiğine dikkat çeken Ertuğruloğlu, Azerbaycan’ın diğer Türk devletlerinin de bu politikaya uyum sağlaması için faaliyetlerde bulunacağını ifade ettiğini belirtti.

– “Biz AB düşmanlığı yapmıyoruz, AB’nin bize düşmanlık yaptığını söylüyoruz”

Avrupa Birliği’nin, Rum tarafının talepleri doğrultusunda KKTC’nin Türk devletleriyle ilişkilerini sabote etmeye yönelik çalışmalar yaptığını söyleyen Bakan Ertuğruloğlu, AB’nin Kıbrıs Türk halkı tarafından hak etmediği bir muamele gördüğü görüşünü paylaştı.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkına BM Güvenlik Konseyi’nden sonra en büyük zararı, AB’nin Rum tarafını üye yapmak ve Kıbrıs Türk halkı üzerindeki ambargolara izin vermekle verdiğini ifade etti.

AB’nin kağıt üzerinde yüksek değerleri temsil ettiğini, ancak sahadaki uygulamalarının farklı olduğunu belirten Ertuğruloğlu, “Biz AB düşmanlığı yapmıyoruz, AB’nin bize düşmanlık yaptığını ve bu düşmanlığından vazgeçmesi gerektiğini söylüyoruz.” dedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Kıbrıs ziyaretinde ara bölgeden Kuzey’e bakmasını ve EOKA mensuplarına yönelik övgü dolu ifadelerini de eleştiren Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının AB’ye yönelik bakışının sorgulanması gerektiğini vurguladı.

– “Türkiye’nin Avrupa için vazgeçilmez olduğunu biliyorlar”

Rum tarafının AB dönem başkanlığına da değinen Ertuğruloğlu, Avrupa Birliği üyelerinin, böyle bir zihniyete sahip Rum tarafının dönem başkanı yapılmasından utanması gerektiğini kaydetti.

Rum Lider Hristodulidis’in Türkiye aleyhine bir sonuç elde etmesinin mümkün olmadığını ileri süren Ertuğruloğlu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’nin değerini ve gerekliliğini bildiklerini söyledi. Ertuğruloğlu, Türkiye’nin güvenlik ve ekonomi bakımından Avrupa için vazgeçilmez olduğunun altını çizdi.

– “ELAM’ın yükselişi Türk düşmanlığıyla yetiştirilen gençliğin sonucu”

Güney’de Ulusal Halk Cephesi (ELAM) partisinin yükselişini de değerlendiren Ertuğruloğlu, bunun Rum tarafında genç kuşakların Türk düşmanlığıyla yetiştirilmesinin sonucu olduğuna dikkat çekti.

Güney Kıbrıs’ta 1974 öncesini bilmeyen bir nesil bulunduğunu belirten Ertuğruloğlu, bu neslin evde, kilisede, okulda ve askerlikte Türk karşıtlığıyla eğitildiğine işaret etti.

Rum askerlerinin ABD tarafından eğitilmesini ve Güney Kıbrıs’a yönelik silah ambargosunun kaldırılmasını da eleştiren Ertuğruloğlu, ABD’li yetkililerle olan görüşmelerinde bu silahların ve eğitimlerin kime karşı verildiğini sorduklarını söyledi.

– “Yabancılara söylediğim argümanları kendi muhalefetime de söylüyorum”

Bakan Ertuğruloğlu, en fazla şaşkınlıkla izlediği kesimin KKTC’deki muhalefet olduğunu da belirtti. Rum tarafının kendi politikalarını açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, muhalefetin ise bu tabloyu görmek istemediğini kaydetti.

Yabancı muhataplarla yaptığı tartışmalarda kullandığı argümanları KKTC’deki muhalefetle tartışırken de kullanmak zorunda kaldığını söyleyen Ertuğruloğlu, bunun normal bir durum olmadığını belirtti.

Çözümün Kıbrıs Türk halkının kendi devletini nereye götüreceği noktasında olduğunu vurgulayan Ertuğruloğlu, “Devletimize daha fazla sahip çıkmamız lazım. Vatandaşı daha mutlu edecek şekilde ülkeyi yönetmemiz lazım. İç politika ve dış politika farklıdır ancak birbirini etkiler, şekillendirir.” dedi.

Haber: Cemre Peral Yanıker – Fotoğraf: Erol Uysal 

Ertuğruloğlu: “Hristodulidis’in ‘çözüm planı’ açıklaması algı operasyonu”

Ertuğruloğlu: “Hristodulidis’in ‘çözüm planı’ açıklaması algı operasyonu”

Ertuğruloğlu: “Hristodulidis’in ‘çözüm planı’ açıklaması algı operasyonu”

İLK YORUMU SİZ YAZIN

Hoş Geldiniz

Üye değilmisiniz? Kayıt Ol!

Hemen Hesabını Oluştur

Zaten bir hesabın mı var? Giriş Yap!

Şifrenizi mi Unuttunuz

Kullanıcı adınızı yada e-posta adresinizi aşağıya girdikten sonra mail adresinize yeni şifreniz gönderilecektir.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.